Uganda tatil notlarım

BY IN Uganda 1 COMMENT , , , , , , , , ,

Jinja Afrikalı çocuklar

Jinja -Afrikalı çocuklar

Uganda – Muz Cumhuriyeti

 Tanzaya’ya seyahatim sırasında sabaha karşı Uganda’da aktarma için durmuştuk. Alacakaranlık ve sisler altında gördüğüm manzaranın etkisiyle bir sonraki rotamın Uganda olmasına karar vermiştim bile.

1.gün / 13 Kasım Cumartesi

Entebbe – Kampala

Bir taş ile İki kuş vurmak üzere, yolculuğumun rotasını ilk önce Uganda,  arkasında da Kenya olacak şekilde belirledim. Uganda’da ne kadar kalacağımı bilmiyordum, bu nedenle uçak biletimi gidiş İstanbul -Uganda, dönüş ise Kenya- Nairobi olacak şekilde  satın aldım.

Cuma gecesi yani Ctesi sabah saat  00:30’de kalkan THY uçağı ile gün kaybı olmadan sabah  saat  8:00’de Entebbe havalimanına indik.  Türklere vize yok, ama havalimanında ayak bastı parası olarak 50 USD ödedik. Hemen bir döviz bürosu bularak bir miktar paramızı Uganda Şilinine çevirdik. Para bozdururken USD’nın basım tarihine bakıyorlar. Muhakkak 2000 senesinden sonra basılmış USD olmalı, yoksa yanınızdaki paralar hiçbir işe yaramaz ve beş  parasız kalırsınız.  Bu arada havalimanında çok fazla döviz bozdurmayın derim.

Gelmeden önce  Entebbe’yi de gezi planıma eklemeyi düşünmüştüm,  ama görülmeye değer yer Botanik Bahçesi olunca vazgeçtim. Zamanınız varsa Tarzan filmlerinin çekildiği  bu parka uğrayabilirsiniz.

Havalimanından çıkar çıkmaz taksiciler etrafımızı sardı. Bu sırada, bilgi edinebilmek için Uzakdoğulu bir kadına Kampala’ya gitmek için taksiye ne kadar para önermem gerektiğini sorduğumda,  bizi  Kampala’ya giden araçların olduğu noktaya bırakabileceğini söyledi. 10 dakika sonra Uganda’da bir hostesin arabasıyla, annemi de sürüklediğim seyahatimizde yol alarak başlamıştık bile. Hostes kız bizi “Old Taxi Park”  diye adlandırdıkları alana götürdü. Bineceğimiz araca kadar ayarlayıp,  ne kadar ödememiz gerektiğini söyleyerek sağ olsun bize yardımcı oldu. Yarım saatlik bir yolculuktan sonra Uganda’nın baş şehri Kampala’ya varmıştık. Otelimize yerleşip hemen dışarı çıktık. Kapı girişinde otelimizi koruyan silahlı 3 adet güvenlik görevlisi  ilgimi çekti.

Bodo-bodo olarak adlandırılan hızlı taşıma aracları

Bodo-bodo olarak adlandırılan hızlı taşıma araçları

Otelden çıkıp taksi beklemeye başladığımızda, çıkan diğer turistlerin motosiklet taksiye bindiklerini gördüm. Hemen yanlarına gidip bilgi aldım. Yollar çok bozuk olduğundan, en hızlı araç motosiklet taksi olarak adlandırdıkları boda-boda’ları tercih ediyorlarmış. Biraz  terredütte kalsak da turistlerden cesaretlenip  annem ile ilk deneyimizi yaşamaya karar verdik.  boda-boda şoföründen   Jinja’ya gitmek için  otobüs biletlerimizi almak üzere bizi “old taksi park” diye adlandırdıkları yere götürmesini istedik.

kampala

Kampala

Şehir merkezinde inanılmaz bir kalabalık vardı. İner inmez balkondan sarkan ve tezarruat eden insanalar ile karşılaşınca açıkçası tek beyaz da biz olunca birden ürktük. İlk önce silahlı asker dolu bir araba, arkasından makam arabası ve bir sürü motosikletli sürücüyü görünce, acaba Uganda’ya annem ile gelme konusunda yanlış bir karar mı verdim, diye düşünmedim değil. Hoş, sonra bu izlenimin konusunda çok yanıldığımı anladım. Sabah sabah hem adapte olmaya çalışıp, hem de nasıl davranacağınıza yöne vermeye çalışırken algıda seçicilik olsa gerek negatif izlenimler baskın oluyor.

Nakasero Market

Nakasero Market

Neyse sonra Jinja ‘ya ulaşmak için önerilen Kampala Coach Ltd firmasını aramaya başladık.

Elimizde harita, her biri birbirine benzeyen sokaklar arasında yürüyerek dolanmaya başladık.

Market Street üzerindeki Nakasero Market’e uğradık. Yiyecek üzerine kurulu olan bu pazar alanında küçük küçük tezgahlar üzerinde meyve, sebze yanında atıştırmalık çekirge ve atıştırmalık hazırlanan uçan karıncaları görebilirisiniz. Muz cumhuriyetine gelip muz yememek olmaz deyip, farklı gördüğümüz muzlardan alıp karnımızı doyurmaya karar verdik. Genel olarak etraf çok karışık ve otel dışında yiyecek hijyenik bir mekan bulmak imkansız. Bu durumda meyva her zaman kurtarıcı oluyor.

National Theater civarı

National Theater'ın arkasındaki hediyelik eşya satan dükkanlar

Daha sonra yolumuz üzerinde National Theater’a uğradık. Binanın arkasında turistlik el yapımı eşyaların satıldığı küçük bir Pazar var. Çok ilgi çekici olduğunu söyleyemem.

İlgimi çeken yer Qwino Market olarak adlandırdıkları kocaman olduğu kadarda tam bir curcuna içinde olan Pazar yeri idi. Burada çantalara dikkat. Pazarın her bir sokağı farklı satıcıların olduğu bölümlere yöneliyor.

Bu marketlerin hepsi gezme amaçlı dolaşılacak yerler. Çoğunlukla giyim olarak 2.el eşyalar satılıyor. Spor ayakkabıları kirli bir suda fırçalıyarak yıkıyor, sonra güneşe kuruması için bırakıp aradan da tezgaha koyuyorlardı.

Akşamüstü motosiklet ve araba kalabalığından karşıdan karşıya geçmen biraz atak hareket etmene ve cesaretine kalmış. Yollarda yüzlerce insan yürüyor. Tüm sokaklar bir Pazar yerini andırıyor. Binmeye alıştığımız bodo- bodo’lar ile şehrin altını üstüne getirdik. Haritada gördüğümüz her yere uğradık.

Daha yeni geldiğimizden bir adaptasyon süreci olarak daha önce de okuduğum yazılardan yola çıkarak hava kararmadan otelimize döndük.

Yardımcı olacağını düşünerek, sizler ile Kampala’da gezdiğim rotayı gösteren haritayı paylaşmak istedim.

Kampala harita

Kampala'da dolaştığım yerlerin harita üzerinden rotası

2.gün

Kampala – Jinja

Sabah kalkıp kahvaltımızı yaptık, biraz internette araştırma yaptıktan sonra Kampala’da daha fazla zaman harcamanın gerekli olmadığına karar verdik. Check out yapıp, 80 Km batıda olan Jinja’ya doğru yola çıktık. Jinja Nil nehrinin doğduğu ve Victoria gölü ile birleştiği yer.
Yaklaşık 2 saatlik yolculuk sonrası Lonely Planet’te önerilen bir otele yerleştik.
Jinja, Victoria Gölü kıyısında, Uganda’nın ikinci büyük şehri.

Kahvelerimizi içip, resepsiyondan bilgi aldıktan sonra hemen kendimizi sokağa attık. Şehir çok fazla büyük olmadığından ilk önce yürüyerek keşfetmeye karar verdik.

Kampala’dan sonra, Jinja çok sakin ve huzurlu bir şehir. Bahçeleri çok çok geniş olan ve bir sürü ağaç ve yeşillikler ile bezenmiş tek tük araç geçen sakin bir ortam. Kafa dinlemek için ideal bir şehir. Çok sevdiğimi söyleyebilirim.
İlk olarak Kıra Road üzerinden Nil nehrinin kaynağı olan “Soruce of the Nile” parkına gitmeye karar verdik. Parka girip, yokuş aşağı kaynağa yürürken hediyelik eşya satan ve yerel müzik çalan turistlik aktiviteler ile karşılaşıyorsun.

Source of the Nile

Source of the Nile

Gölün kenarına indiğinde küçük kayıklar var. Ortam çok sakin ve doğa manzarası keyifli ama Nil’in doğduğu yeri düşündüğümde gürül gürül suyun kaynadığı bir yer taahhül ettiğimden midir, nedir, biraz hayal kırıklığına uğramadım desem yalan olur. Nil’in kaynağı 50 m derinlikte Victoria gölünün altında olduğundan suyun yüzeyine çıkan birkaç kabarcıktan ibaretti. Gölün etrafında oturup bir şeyler içebileceğiniz yerler var.

Nike Cres yolunu

Nike Cres yolu

Biraz oturup, manzarayı seyrettikten sonra gölün yanında yer alan golf sahasının içinden yürüyerek geçip, Nike Cres yolunu takip ettik. Lake Victoria üzerinde kurulmuş küçük barakalardan oluşmuş balıkçı köyüne girdik. Çocukların çoğunda ayakkabıyı bırakın doğru düzgün kıyafet yok. Ya yırtık pırtık, ya da çıplak dolaşıyorlar. Küçük bir dükkandan su alıp, etrafımızdaki çocuklara şeker dağıtarak Obaja Road üzerinden şehir merkezine doğru yürüdük. Bu uzun ve tempolu olan bu yürüyüş bizi oldukça yordu. Havada kararmaya yüz tutunca, bir an önce şehri bitirmek için hızlandık. Bus station yayındaki market alanına gelince en kalabalık yerin burası olduğunu anladık. Marketi dolaşıp chips tarzı bir şeyler aldık. O sırada yağmur iyice hızlanınca boda- boda’ya binip otelimizin yolunu tuttuk.

Yemek sonrası, internete girip bir sonraki günün planını yaptım. Akşam yatağımda bahçeden gelen kuş sesleri ile derin bir uykuya daldım.

 

3.gün

Jinja ve Jinja’dan Kenya’ya doğru yolculuk

Sabah şehir merkezine doğru yola koyulduk. Bu sefer Nulufenya Rd üzerinden Main Street ile İqanda Rd’u dolaştık. Sourcu Cafe’ye gidip bir şeyler yedik. Burası biraz daha turistik bir şehir olduğundan temiz ve şık kafeler ile Kampala’ya nazaran daha iyi otelleri rahatlıkla bulabiliyorsun. Nerede kalacağınız konusunda Lonely Planet, bence iyi bir kaynak.

Kampala Coach’a gidip, gece Jinja’dan yani Uganda’dan, Kenya Nairobi’ye geçmek üzere otobüs biletimizi aldık.

Bujagali Falls

Bujagali Falls

Bujagali Falls’ın olduğu park

Bujagali Falls’ın olduğu park

Öğlen saat 12:00 gibi bizim için en keyifli taşıma aracı olan boda-boda’ya binip 8 km uzaklıktaki Bujagali Falls’a gittik. Manzara bana göre “Source of the Nile” parkından çok daha güzeldi. Manzaraya karşı güzel bir öğle yemeği yedik. Yemek yediğimiz yerin hemen yanında olan Bujagali Falls’ın olduğu parka girdik. Kayık ile nehir üzerinde 20 dakikalık bir gezinti yaptık.

Jinja Afrikal? çocuklar

Jinja -Afrikalı çocuklar

Parktan çıktıktan sonra arka taraftaki köyleri dolaştık. Genelde eğitim için Amerika ve Avrupa’dan gelen gönüllülerin çalıştığı okullar vardı. Şehre dönüp, bir kuaförde saçlarımı onlar gibi ördürmeye karar verdim. Yaklaşık 3 saat süren zorlu bir serüven sonrası artık saçlarım onlar gibi, saç diplerinden uçlarına kadar örülmüştü. Gerçekten yetenek isteyen bir iş, sanat gibi.

Bu arada Jinja, rafting için dünyanın bir numarası. Ancak daha seyahatimin başında olduğumdan, bu riski göze alıp deneme cesareti gösteremedim. Bir de en önemlisi Gorillaları görmek için turlar düzenleniyor. Bu tura katılmak istiyorsanız 1 gün ayırmanız şart.

Akşam saat 21:00 gibi Kenya’ya geçmek üzere Kampala Coach Ltd firmasının ofisine gittik. Saat 23:00 gibi yani 2 saat sonra hiç ofiste gordüğümüz resimdekine benzemeyen kocaman bir otobüs geldi. Zifiri karanlıkta otobüse binip, yeni bir rotaya doğru yola çıktık. Bakalım bizi Kenya’da neler bekliyor olacak?

Jinja’yı keşif ederken kullandığım harita belki işinize yarar.

jinja.harita

Jinja yollarını keşif haritam


One Comment

  1. mesrure yücekök |

    Seyahat an?lar?n? çok keyifle okudum,bilgilendirici ve ö?retici,bence en güzel ?eyi yap?yorsun.Devam et merakla izliyorum seni.

    Reply

So, what do you think ?